Anasayfa | Hakkımızda | Üyeler | Tüzük | Haberler | İletişim
 
• Hakkımızda
 

İKİZDERE GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU BASIN AÇIKLAMASI

Karadeniz Bölgesi’nin ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlarına çareler üretmeyi kendine misyon edinmiş ve yıllardır bu misyonu başarıyla devam ettirmiş çok çeşitli STK’ların üyeleri olarak bizler İkizdere için oluşturduğumuz bu yeni Platformumuz ile bugün burada İkizdere Vadisi’nde kurulması planlanan 9 adet Hidroelektrik Santrali’nin(HES) neden olacağı çevresel tahribatla ilgili kamuoyunu bilgilendirmek, çevremize duyarlı toplumsal bir bilinç oluşturmak ve bu çerçevede bu santral projelerinin çok geç olmadan iptalini sağlamak amacıyla toplanmış bulunuyoruz.

İkizdere Vadisi’nde 2’si baraj ve 72’si de kanal tipi olmak üzere toplam 9 adet HES projesinin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir. Söz konusu baraj ve santral ihaleleri Vadi’nin ekolojik dengesini bozacak şekilde tasarlanmıştır. Örneğin Cimil deresinin, Çamlık deresine akıtılarak Gölyayla deresine geçirilen ve buradan da Anzer Vadisi’ne yaklaşık 18 km’lik bir tünelle bağlanan Tozköy projesi gerçekleştiği takdirde, adı geçen derelerin yatakları kuruyacak ve vadideki doğal yaşam ölüme terk edilecektir. Aynı çevresel bozulma Rüzgârlı 1 ve Rüzgârlı 2 santralleri için de geçerli olacaktır.

Kanal tipi bir HES olan Cevizli santrali için hazırlanan projeye göre ise su alma noktasından santrale yaklaşık 7 km’lik bir tünelle su taşınmakta ve bu şekilde 12 km’lik bir vadi susuz bırakılmaktadır. Ne var ki su alma noktasından bırakılacak olan su miktarını 150 lt/sn olarak belirleyen ÇED Raporu Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından onaylanmıştır. Onaylanan bu rakam yörenin fauna ve flora yapısında çok ciddi ve geri dönülemez zararlara yol açacaktır. Üstelik baraj alanlarında pek çok tarihi eser bulunmaktadır. Tarihsel mirasımızı koruma altına almak, hepimizin özellikle de Bakanlıklarımızın görevi ve sorumluluğu olsa gerektir. Bu nedenle bizler, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın onayını almayı başarmış bu ÇED Raporu’nun gözden geçirilmesi ve ikinci bir rapor hazırlanması için bilimsel ve yasal tüm yolları kullanarak konunun takipçisi olacağız.

Bizim bu projelere karşı çıkışımızın temel nedeni ekolojik dengenin bozulması ve bu bozulmadan kaynaklanacak zincirleme reaksiyonlardır. Ne var ki konunun ekonomik(kar-zarar analizi) boyutu dahi, göze alınan çevre tahribatını olduğundan daha anlamsız kılmaktadır. Bugün için başlıca enerji üretim santrallerimiz termik(kömür), doğalgaz ve hidroelektrik(su) santralleridir. Tüm hidroelektrik santrallerden yıllık üretilen enerji 2006 yılı sonu itibariyle 43 milyar kilowat saat civarında olmuştur. Türkiye’nin yıllık enerji tüketimi ise 175 milyar kilowat saattir. Bu değer her her yıl yaklaşık 10 milyar kilowat saat artmaktadır. Türkiye’deki bütün su potansiyelimiz kullanılmış olsa dahi 120 milyar kilowat saat enerji üretimi gerçekleşebilecektir.

Enerjiye her ülke gibi bizim de ihtiyacımız olduğunu elbette kabul ediyoruz. N evar ki İkizdere’de yapılması planlanan HES’lerin enerji üretimine katkısı oldukça düşüktür. Örneğin İkizdere’deki en yüksek üretim kapasiteli santrallerden biri olarak tasarlanan Cevizli Santrali’nin katkısı binde 2-2,5’tir. Bu katkının ülkemizin enerji sorununu çözecek bir miktar olmadığı da açıktır. Türkiye’nin güneş enerjisi, rüzgar enerjisi gibi alternatif ve sürdürülebilir enerji üretim metotları arayışında olması gerekmektedir. Bu konuda oldukça da geç kalınmıştır. Ancak bunun bedelini İkizdere ödememelidir. Kaldı ki, İkizdere’de bir HES bulunmaktadır. Dahası İkizdere’nin ekonomisi eşsiz doğası nedeniyle iç ve dış turizme dayanmaktadır. Yok olan bir çevre, yöre insanının geçim kaynağı olan turizmi de öldürecektir.

Ama asıl konumuz bu değildir. Zira tüm zorluklarına rağmen alternatif geçim kaynakları her zaman bulunabilir ancak kaybolan bir doğayı geri getirmek imkansızdır. Altını kalın bir şekilde yeniden çiziyoruz: Bu şekilde tasarlanmış projelerle Vadimiz çok büyük ölçekli bir çevresel tahribata maruz kalacaktır.

Siz değerli basın mensuplarımız  aracılığıyla resmi, yarı resmi ve/veya sivil her kesimden vatandaşımızı duyarlı olmaya ve bizlere destek vermeye davet ediyoruz.

Bu vesileyle, bizlerden desteklerini esirgememiş olan İkizdere Belediye Başkanı Sayın Hasan KÖSEOĞLU’na, İkizdere Dernek ve Vakıfları’na, Platformumuz üyelerine ve değerli İkizdere halkına teşekkürü bir borç biliriz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

..............................................................................................................................................................................

İkizdere'nin Tarihçesi

M.Ö. 3000 Yıllarında İkizdere bir yerleşim merkezi olarak bilinmektedir. Daha sonraları Doğu Roma toprakları arasında görülen İkizdere Rize’ye bağlı bir manastırla idare ediliyordu.

İlk Türk'ler Yıldırım Beyazıt ordusundan ayrılıp İkizdere'ye gelen Süleyman Çelebi ve askerleridir. Türk'lerin gerçek anlamda yerleşmesi 1463 yılından sonra olmuştur. Trabzon Of İlçesinin MERORAŞ kıyından bir Süvari kolu gelerek İkizdere'yi Osmanlı egemenliği altına almıştır. Bu durum Rus işgaline kadar sürmüştür. İkizdereliler Kurtuluş savaşına etkin biçimde katılmışlardır.

1933 Yılına kadar ismi KURA-İ SEBA olarak bilinen İlçemiz bu tarihten sonra Bucak merkezi olarak "İKİZDERE" adını almıştır. Çok eski bir Bucak merkezi olarak bilinmekte ise de hangi tarihte Bucak merkezi haline getirildiği belgelere dayalı olarak bilinmemektedir.

25.06.1945 tarihinde kabul edilen ve 01.08.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4769 sayılı kanun ile bugünkü GÜNEYCE Beldesi ilçe haline getirilmiştir. İkizdere de Bucak olarak Güneyce İlçesine bağlanmıştır. Ancak, 19.06.1952 tarihinde kabul edilen ve 20.06.1952 tarihinde yürürlüğe giren 5967 sayılı kanunla Güneyce İlçe merkezi İkizdere Çağrankaya köyü olarak kabul edilen bugünkü ikizdere İlçesine nakledilmiştir. İlçe merkezinin İkizdere'ye nakledilmesi ile 1952 yılında köy haline gelen Güneyce 1955 yılında Bucak haline getirildi. Daha sonra Bucakların kaldırılması ile Güneyce'den Bucak teşkilatı da kaldırılarak Belediyesi olan Belde durumuna gelmiştir.

İlçede günümüze gelebilen tarihi eserler arasında;Merkez Camisi Şimşirli Köyü Camisi Güneyce Hacı Şeyh Camisi Güneyce Köprüsü Sivil Mimari Örneklerinden ahşap evler bulunmaktadır. Ayrıca ilçede bulunan yaylalar ile Şimşirli ve Ilıcaköy madensuyu kaynakları doğal güzelliklerinin başında gelmektedir.

..............................................................................................................................................................................

Coğrafi Durumu

İkizdere İlçe merkezi yüksekliği 2000 metreyi bulan sarp ve yüksek Rize dağlarının eteklerinin birleştiği derin bir vadide kurulmuştur.

Doğuda Çağrankaya dağları ve yaylaları, batıda Rüzgarlı köyü dağları ve yaylaları bulunmaktadır. Karşılıklı birbirine bakan bu iki dağın vadisinde birleşen Çamlık deresi ile Cimil deresinin birleştiği yerde kurulan İlçemiz iki dere anlamında kullanılan "İKİZDERE" adını almıştır.

İlçemiz 898 km2 yüzölçümü ile İlimizin en geniş İlçesidir. Trabzon, İspir, Çamlıhemşin, Rize, Kalkandere ve Çayeli ile komşu olan İlçemiz Doğu Karadeniz Bölgesinde yaylaları ile tanınmış bir İlçedir. % 45 dolaylarında meyilli olan bu sarp dağların alçak kısımları ormanlarla kaplı olup, yükseklere doğru çıkıldıkça bu ormanlar yerlerini çıplak yaylalara terk etmektedir.

Yaylalarımızın yazlık hayvan barınağı için yeterli oluşu nedeni ile zaman zaman komşu ilçelerde yaşayan hayvan sahipleri bu yaylaları icara almakta ve yaz aylarında kitle halinde insanlar bu yaylalara hayvanları ile birlikte göç etmektedirler.

Yaylalara giden bu vatandaşlar ortalama olarak 3 ay civarında kaldıktan sonra köy ve şehir merkezlerine gitmektedirler. 1993 yılından beri Ballıköy, Çiçekli, Çataltepe, Diktaş ve Eskice köylerimizde yaşayan insanlar kendi istekleriyle kışın köylerini tümden boşaltıp sahildeki İl ve İlçelere göç ediyorlar. Göçün nedeni, bu köylerin yerleşim yerleri çığ tehlikesine maruz kalmasıdır

..............................................................................................................................................................................

Sosyal Durum


İlçenin doğal yapısı her konuyu etkilediği gibi, konut konusunu da etkilemiştir. Kullanılabilir arazi kıt ve dağınıktır. Özellikle İlçe merkezinde kiralık ev bulmak çok zordur. Bu nedenle İlçede görev yapan memurlar kiralık ev bulmakta zorlanmaktadırlar.Yeni konutlar yapılmadığı için konut sorunu her geçen gün artmakta ve İlçemizin önemli sorunları arasına girmektedir.

Eski yapı olan evlerin çoğu, o zamanın ulaşım imkanları kısıtlı olduğundan insan gücüyle taşınabilen malzemelerle yapılmıştır. Ulaşım sağlanmasıyla ahşap evler yerlerini beton binalara terk etmiştir. Evler genellikle iki veya üç katlı olmakla birlikte alt katı ahır ve yem deposu olarak, üst katıda ev olarak kullanılmaktadır.

İlçemizde Devlet lojmanı olarak da çok az lojman bulunmaktadır.

Sosyal yaşantı tek düzey sayılacak durumdadır. Ailenin erkeği senenin büyük bir bölümünü gurbette geçirmektedir. Evin idaresi ve yükü kadına kalmaktadır. Erkek eve döndüğünde dahi yük yine kadının üzerindedir.Evin erkeği hayatının büyük bölümünü gurbette geçirdiğinden büyük şehir hayatının etkisinde kalmaktadır. Dış görünüşü ve giyinişinde gelenekler ve çevrenin etkisi ağır basmakta ise de yaşantı konusunda görüşleri olumludur. Yeniliklere karşı ilgi ve sempati duyulduğu gözlenmektedir.

..............................................................................................................................................................................

Ekonomisi

Tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri çay ve patates olup, ayrıca az miktarda kivi ,mısır, armut ve fındık yetiştirilir. Yaylacılık metoduyla sığır ve koyun beslenir. Arıcılık gelişmiştir. Anzer balı meşhurdur. İlçe merkezi İkizdere kıyısında kurulmuştur. Rize-Erzurum karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 56 km mesafededir. Denize kıyısı yoktur. 1954’te ilçe olan İkizdere’nin belediyesi 1952’de kurulmuştur.

Rize-Erzurum karayolu üzerinde dik yamaçlar ve dogal güzellikler arasında yer alır. Köylerinden şehirlere göç vardır. Ünlü Anzer ballarının yapıldığı Anzer Yaylası, Çamlık Mesiresi, Çağrankaya ve Ovit sınırları içinde yer alır. Turizm gelişmektedir.

..............................................................................................................................................................................

İklimi

Tipik Karadeniz İklimi hüküm sürmekte olan ilçe her mevsim yağışlıdır. Bitki örtüsü ormanlarla kaplı olup, yüksek alanlarda iğne yapraklı ağaçlar, kızılağaç, gürgen, meşe, kestane, ladin, köknar ağaçlarından oluşan ormanlar bulunmaktadır.